close
Share with your friends

Küresel teknoloji şirketleri CEO’ları, Covid-19 pandemisi ve devam eden ekonomik belirsizlikler karşısında stratejilerini gözden geçiriyor. KPMG’nin pandemi öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki ayrı aşamada gerçekleştirdiği CEO araştırması küresel teknoloji liderlerinin ajandalarındaki değişimi ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, teknoloji liderleri bu süreçte, çalışanları ve tedarikçileriyle olan ilişkilerini güçlendirmeye odaklanıyor. Küresel teknoloji şirketlerinin CEO’ları gelecek üç yıl içerisinde şirketlerinin büyüme potansiyeline ilişkin olumlu bir görüşe sahip. Ancak mevcut belirsizlik nedeniyle, teknoloji CEO’ları büyümeyi sağlamak için risk ve yetenek yönetimine odaklanıyor.

Covid-19 süreciyle birlikte stratejilerin aşağıdaki alanlarda yoğunlaştığı gözleniyor. 

•        Dijital Dönüşüm

•        Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim (ESG) uygulamaları  

•        Tedarik zinciri dayanıklılığı

Dijital Dönüşüm

Teknoloji, Covid-19 ile birlikte tetiklenen veya hız kazanın neredeyse tüm süreçlerde önemli bir rol oynuyor. Araştırmaya katılan teknoloji CEO’larının yüzde 89’u, pandemi nedeniyle şirketlerinde dijital dönüşümün hız kazandığını; planlarını beklenenden aylar ve hatta yıllar önce uygulamaya koyduklarını belirtiyor.

Teknoloji liderleri, gelecek 12 ay içerisinde yeni teknoloji harcamalarına ilişkin olumlu bir görüşe sahip. Araştırmaya katılanlara göre, gelecek 12 ay içerisinde şirketlerinin yatırımları 5G, yapay zeka, blok zinciri, süreç otomasyonu ve bulut bilişim alanlarında artacak.

Teknoloji şirketlerinin hızlanan dijital dönüşümle birlikte karşılaştığı zorluklara baktığımızda, yüzde 29’la ilk sırada Bilgi Teknolojileri alanında gerekli yeteneklerin ve becerilerin bulunmaması yer alıyor. Onu yüzde 21 ile, yeni çalışma modelleri gibi geleceğe ait operasyonel senaryolara ilişkin içgörüye erişim zorluğu takip ediyor. 

Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetim (ESG) uygulamaları

Covid-19, tüm sektörlerde liderliği yeniden tanımlıyor. Çevresel endişeler kurumların ajandasındaki önemini korurken, sosyal etkiler de gündem maddeleri arasında ilk sıralarda yer buluyor.

Teknoloji CEO’larının yüzde 57’si, iklimsel risklerin yönetiminin gelecek 5 yıl içerisinde pozisyonlarını korumaları için kritik önem taşıdığını düşünüyor. CEO’ların yüzde 64’ü Covid-19 süresince sürdürülebilirliğe yönelik kazanımlarını kalıcı hale getirmeyi hedefliyor. Araştırmaya katılanların yüzde 61’i, sosyal eşitlik hareketiyle birlikte ESG odaklarının sosyal girişimlere doğru yöneldiğini belirtiyor.

Araştırmada ESG alanında öne çıkan diğer bir nokta da, siber güvenlik ve kişisel verilerin korunması. Covid-19 sürecinde uzaktan çalışma ve dağıtılmış iş modelleri müşteri verilerinin korumasını her zamankinden daha zorlu bir hale getirebiliyor. Siber güvenlik araştırmada büyümenin karşısındaki riskler arasında ilk sıralarda yer alıyor. 

Tedarik zinciri dayanıklılığı

Tedarik zinciri dayanıklılığı, aslında teknoloji sektöründe yeni bir gündem maddesi değil. Teknoloji şirketleri jeopolitik gerilimler, artan korumacılık, yeni gümrük vergileri ve gözden geçirilen ticaret anlaşmaları nedeniyle tedarik zincirleri üzerinde halihazırda çalışmaya başlamıştı. Covid-19 da tedarik zinciri optimizasyonu konusunda bir kırılma noktası oldu.

Araştırmaya katılan teknoloji CEO’larının yüzde 57’si pandemi nedeniyle tedarik zinciri stratejilerini gözden geçirdiklerini belirtti. Ancak katılımcıların yalnızca yüzde 24’ü gelecekteki olası yıkıcı etkilere karşı bir yol haritası oluşturduğunu ifade etti. Katılımcıların yüzde 58’i, gelecekte iyileştirmeye açık alanların aslında farkında ancak bunları henüz detaylı olarak ele almış değil. 

Yetenek yönetimine ilişkin riskler

Covid-19 süreci, teknoloji sektöründe yeteneğe ilişkin talebi artırdı. Jeopolitik, siber güvenlik, iklim değişikliği gibi alanlara yönelik riskler, CEO’ların gündemindeki yerini koruyor. Ancak, insan yönetimine ilişkin endişelerin pandemi sürecinde öne çıktığı gözleniyor. Yetenek yönetiminin en büyük riskler arasında yer almasının sebebi, yetenekli çalışanların büyüme üzerinde doğrudan etkili olduğunun düşünülmesi. Ancak, teknoloji CEO’larının yalnızca yüzde 39’u, yeni teknolojiler yerine iş gücüne yatırımı önceliklendirmeyi hedefliyor.