close
Share with your friends

KPMG yapay zeka uygulamalarının gelişimini incelemek üzere, yedi küresel sektöre yönelik olarak “Thriving in an AI World” araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırma, yapay zeka teknolojisine ilişkin sektörel riskleri ve zorlukları ortaya koyarken; yöneticilerin 2021 ve takip eden yıllar için yapay zeka ajandalarına ışık tutuyor.

Araştırmaya, sağlık, ilaç, endüstriyel üretim, finansal hizmetler, teknoloji, perakende ve kamu sektörlerinde görev alan ve BT uygulamaları ile yapay zeka teknolojileri için karar verici konumundaki 950 yönetici katıldı. Araştırmaya katılan her bir şirketin yıllık gelirleri en az 1 milyar dolar olarak ölçüldü. Yalnızca ilaç sektörü için minimum limit 100 milyar dolar olarak belirlendi.

Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 79’u yapay zekanın şirketlerinde kısmen devrede olduğunu belirtirken; yüzde 43’ü tamamıyla devrede olduğunu bildirdi. Yapay zeka uygulamalarının devreye alınması konusunda öncü sektörler endüstriyel üretim (yüzde 93), finansal hizmetler (yüzde 84) ve teknoloji (yüzde 83) olarak sıralandı. Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 85’i şirketlerinin yapay zeka uygulamaları konusundaki çalışmalarını hızlandırması gerektiğini düşünüyor.

Yapay zeka uygulamalarının devreye alınmasına ilişkin zorluklara bakıldığında, yetenek yönetimi ilk sıralarda karşımıza çıkıyor. Katılımcıların yüzde 90’ı yapay zeka ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini ve mevcut çalışanlarına yapay zeka konusunda yeni beceriler kazandırmayı hedeflediğini belirtti. Araştırmaya katılanların yüzde 69’u sürekli gelişen yapay zeka uygulamaları hakkında güncel bilgi sahibi olmakta zorluk yaşıyor. Birçok şirket henüz çevik veri altyapısı kurmak için henüz gerekli yatırımları tamamladı. Bir kısmı da henüz bilgi sistemleri için bulut teknolojilerine geçiş yapmadı.

Şirketlerin yapay zekanın devreye alınmasında yaşadığı diğer bir zorluk olarak da risk yönetimi öne çıkıyor.  Dijital dönüşüm 20 yüzyılda hayatımızda olmayan birçok yeni riski beraberinde getirdi. Raporda incelenen yedi sektörün altısında, yöneticiler yapay zeka uygulamalarındaki en yaygın riski siber saldırılar olarak görüyor. İkinci sırada da veri gizliliği ihlali geliyor. Ancak, “Living in an AI World” araştırmamızdan bu yana, yöneticilerin bu konularda ciddi aksiyonlar aldığı gözleniyor. Yapay zeka etiğini hayata geçiren şirketlere bakıldığında; endüstriyel üretim (yüzde 89), perakende (yüzde 78), teknoloji (yüzde 71), ilaç (yüzde 59) ve kamu (yüzde 53) sektörleri öne çıkıyor.

Araştırmadaki şirketlere, yapay zekadan en çok fayda sağlayacak bölümler sorulduğunda; ilk sırada yüzde 34 ile bilgi teknolojileri bölümü geliyor. Onu veri & analitik (yüzde 13), idari işler (yüzde 12), müşteri hizmetleri (yüzde 11), pazarlama & iletişim (yüzde 8), satış (yüzde 6), finans (yüzde 6) ve insan kaynakları (yüzde 5) takip ediyor.

Yapay zeka yatırımlarıyla ilgili olarak kısa vadedeki hedefler sektör bazında farklılık gösteriyor. Sağlık sektöründeki yöneticiler, önümüzdeki iki yıl içerisinde odak noktalarının telesağlık, robotik görevler ve hasta bakımı olacağını belirtiyor. İlaç sektöründe ise yapay zeka uygulamalarının, idari maliyetlerin azaltılması ve hasta veri analizlerinin yapılması için kullanılacağı öngörülüyor. Kamu sektöründe ise yapay zekanın, süreç otomasyonunun ve analitik yeteneklerinin iyileştirmesi için kullanılacağı tahmin ediliyor.

Endüstriyel üretim sektöründeki katılımcıların yüzde 52’si, robotik süreç otomasyonunun işlerinin verimliliği üzerinde büyük etki göstereceğini düşünüyor. Yapay zekanın ise özellikle ürüm tasarımı, geliştirme, mühendislik, bakım ve üretim faaliyetleri için fayda sağlamasını bekliyor.

Teknoloji sektöründeki yöneticilerin yüzde 45’i, çıktıları iyileştirmek üzere sanal gerçeklik uygulamalarını kullanmayı hedefliyor. Sektördeki yöneticilerin yüzde 33’ü derin öğrenmenin dijital dönüşümde öne çıkacağını düşünüyor.

Finansal hizmetler sektöründe ise, şirketlerin uygulama alanları; suistimal tespit ve önleme, risk yönetimi ve süreç otomasyonu olarak öne çıkıyor.  

Perakende sektöründeki yöneticilerin yüzde 31’i müşteri hizmetleri için çağrı merkezlerinde chatbot uygulamalarına geçiş yapmayı hedefliyor.