close
Share with your friends

KPMG Türkiye’nin Denetim, Vergi ve Danışmanlık Bölüm Başkanları 2020’yi değerlendirdi,  2021 hedeflerini anlattı. Olağanüstü şartlarda geçen 2020’yi KPMG kültürüyle yönettiklerini belirten üç başkan da 2021’den çok umutlu

Fikret Selamet

KPMG Türkiye Denetim Bölüm Başkanı

İşimizin kalbinde insan var

2020 nasıl geçti, nasıl özetlersiniz?

2020 yılı herkesin bildiği üzere dünyamız için beklenmedik gelişmelerin yaşandığı, tüm ülkelerin insan sağlığını tehdit eden küresel salgınla mücadele etmek zorunda kaldığı bir dönemin başlangıcı olarak hatırlanacak. Geçen yüzyılda yaşanan dünya savaşları dönemi hariç küresel ticari faaliyetin neredeyse durma noktasına geldiği, talepteki daralmaya bağlı olarak global ekonomik aktivitede tahmin edilemeyecek ölçüde düşüşlerin yaşandığı ve iş gücü piyasalarının oldukça negatif etkilendiği bu dönem maalesef henüz sona ermedi. Tüm bu olumsuz koşullar içinde bitirdiğimiz 2020 yılında KPMG Bağımsız Denetim ve Güvence Hizmetleri Bölümü olarak en başta tüm çalışma arkadaşlarımızın sağlığını birincil önceliğimiz olarak konumlandırarak müşteri taahhütlerimizi istisnasız yerine getirebilmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Bu vesileyle asistanlarımızdan şirket ortaklarımıza, tüm çalışma arkadaşlarıma özveri ve gayretleri için tekrar teşekkür etmek isterim.

2021 için hedefleriniz neler?

Mevcut koşullar hepimize önemli bir öğrenme ve değerlendirme imkanı verdi. Ekibimizin, müşterilerimizin ve mesleğimizi gözeten düzenleyici kurum ve kuruluşlarla birlikte tüm iş ortaklarımızın beklentilerini gözlemleme fırsatı bulduk.

Bu zor koşullar altında dahi kaliteyi önceleyen, paydaşlara değer katan hizmet anlayışımızı güvence altına almayı başat iş hedefimiz olarak belirledik. Bu anlayışla hemen sene başında tüm seviyelerdeki arkadaşlarımız için yalın bir hedef belirleme programı oluşturduk. Bununla birlikte içinde bulunduğumuz şartları dikkate alarak, çalışma modelimizi tekrar gözden geçirdik. Uzaktan çalışma prensipleri adını verdiğimiz ekibimizin ihtiyaçlarını gözeten, müşterilerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu hissedecekleri bir proje yönetimi sürecini hayata geçirdik. 

Diğer yandan, gelişme alanlarımızı nesnel kriterlerle ölçebileceğimiz yenilenmiş bir müşteri memnuniyeti programı, yine bizi doğru müşterilerle doğru zamanda bir araya getireceğine inandığımız dinamik müşteri kazanım uygulamaları, sağlıklı bir geri bildirim süreci üzerinde yaşatacağımız performans değerlendirme sistemi gibi temel alanlarda birçok yeni proje üreterek 2021 iş planımızı hayata geçirmeyi hedefliyoruz. 

Bu yıl ‘mutlaka yapmalıyız’ dediğiniz ne var?

Devam eden küresel salgın koşulları, getirdiği zorlukların yanında çalışma kültürümüzün önemini bizlere tekrar hatırlattı. Hizmet alanımız birçok genç çalışanımızın zorlu bulacağı çalışma koşullarına rağmen bireysel gelişimlerine de en fazla katkı sağlayan sektörlerden biri. Bağımsız Denetim dendiğinde hemen akla sayılar, veriler ya da hesaplar gelir. Esasen KPMG’de işimizin kalbinde ‘insan’ yer alıyor. KPMG çalışma kültürü de bu değere dayanıyor. Dürüst ve samimi iletişimimiz, güven ortamımız, esnekliğimiz, sürekli gelişimi desteklememiz, bilgi paylaşımı yaklaşımımız ve iş birliğine verdiğimiz önem kültürümüzün başlıca bileşenleri. Özellikle dinlemeye, anlamaya, anlaşılmaya hiç olmadığı kadar ihtiyacımızın olduğu bu yılda da tüm ekip olarak kültürümüze sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum.

Teknoloji mesleğinizi nasıl dönüştürüyor?

Denetim sektörü teknoloji ve büyük veri karşısında en hızlı aksiyon alan sektörlerin başında geliyor. Son yıllarda şirketlerin giderek karmaşık hale gelen bilgi işlem sistemleri ve sonunda finansal tabloları oluşturan verilerdeki doğrusal olmayan artış sebebiyle denetim sektörü de iş yapma modellerinde değişikliğe gitti. 2020 yılında güçlü veri analitiği yeteneğimizi, yenilikçi teknolojilerimizi ve kanıtlanmış denetim iş akışımızı bir araya getirdiğimiz yeni denetim platformumuz 'KPMG Clara’yı hayata geçirdik. Denetim sürecinin temelini insan kaynağımız oluşturuyor. Ekiplerimizin teknolojiyle barışık, yazılım dili bilen, büyük veriyi işleyebilen,  derin analiz için gelişmiş ve hatta yapay zekaya sahip veri analitiği araçlarını kullanabilmeleri önem taşıyor. Hizmetlerimizi böyle bir ekiple birlikte yürütmek teknolojik yenilikleri takip edip erken uygulama fırsatları yaratırken sağlam kanıtlara dayanan kaliteli, değer katan hizmet anlayışımızı güçlendiriyor.

Şaban Erdikler

KPMG Türkiye Vergi Bölüm Başkanı

Türkiye’nin öncü vergi danışmanlarıyız

2020’yi nasıl geçirdiniz?

2020 tüm dünya ve tabii Türkiye için de daha önce tecrübe etmediğimiz değişik ve zor bir yıl oldu. Hayatımıza yeni giren kısıtlamalar, ekonomik ve mali düzenlemelerin yanı sıra sosyal hayatımızı ve ilişkilerimizi de çok etkiledi. 

Ancak pandemi döneminin şartları aynı zamanda hepimizi iş yapış şekillerimizi gözden geçirmeye ve daha iyiyi bulmak için dönüşüme zorladı. 

KPMG Türkiye’nin bu dönüşümüne biz de Vergi Bölümü olarak ayak uydurduk, öncülük ettik. Hem kadromuzu güçlendirdik hem de yaptığımız yatırımlarla etkinliğimizi ve verimliliğimizi artırdık. 

Müşterilerimizin, iş ortaklarımızın her dönemde olduğu gibi bu zor dönemde de yanlarında olduğumuzu gösterdik. 

2021 yılı için neler hedefliyorsunuz?

Bizim gücümüz kaliteli ve uzman kadromuz ile müşterilerimize her zaman yakın olmaktan, onların tam anlamıyla bir iş ortağı olarak yanlarında olabilmekten geliyor. En önemli önceliğimiz, müşterilerimizin beklentilerini aşan kalitede hizmet sunmak ve bunu her şartta sürdürebilmek.  

2021’de de bu prensibimizden taviz vermeden farklılaştırılmış yeni hizmet alanlarında tüm gücümüz ile var olmaya devam edeceğiz. Dünyadaki ve Türkiye’deki tüm gelişmeleri yakından takip edecek, gerekli yatırımları yapacak ve Türkiye’nin öncü vergi danışmanları olmaya devam edeceğiz.  

Yine önümüzdeki dönemde, Bursa’da açtığımız ofisimize ilave olarak sektörel ve bölgesel yapılanmamıza da devam etmek arzusundayız. 

Bu yıl sektörde vergi gündemi ne olacak?

Vergi gündemi önümüzdeki dönemde de oldukça yoğun olacak. 

Pandemiye bağlı olarak getirilen beyanname ve ödeme tarihlerinin ertelenmesi, bazı vergi oranlarında indirim yapılması, vb. mali önlemlerin önümüzdeki dönemde nasıl gelişeceğini izleyeceğiz. 

Genellikle ekonomik gerekçelerle ortaya çıkan yeniden yapılanma, birleşme ve satın almalar, şirket hisselerinin geri alınması, sermaye azaltımı, halka açılma, vb. gelişmelere bağlı vergisel sonuçlar gündemimizde daha çok yer alacak. 

TTK’nın 376’ncı maddesi kapsamında teknik iflas hesaplamasında, kur farklarının dikkate alınmaması uygulamasına ilave olarak getirilen kira, personel, amortisman giderlerinin yarısının da dikkate alınmaması uygulamasının etkilerini göreceğiz. 

Vergi borçlarının yapılandırılması ile olası vergi aflarını her dönem olduğu gibi bu dönemde de konuşacağız.

Sosyal Güvenlik alanındaki gelişmeler (KÇÖ, ücretsiz izin ödemesi, vb.) yine gündemimizde olacak. 

Bu dönemde şirketlerin taşınmaz boyuta gelmiş KDV problemlerine ilişkin yeni düzenlemeler yapılması beklenebilir. 

Bununla birlikte Dijital Hizmet Vergisi, Değerli Konut Vergisi, finansman gider kısıtlaması, GEKAP gibi yeni düzenlemelerin hayatımıza girmesinin ve bazı vergilerdeki oran artışlarının vergi mükelleflerine etkilerini de şüphesiz ki bolca tartışacağız. 

Uluslararası vergilemede oldukça önemli değişiklikler var. OECD’nin BEPS (Kâr Aktarımı Yoluyla Matrah Aşındırması) aksiyonları ile başlayan ve üye ülkelerin kendi mevzuatlarında da gerekli düzeltmeleri yapmalarını gerektiren yeni transfer fiyatlandırması raporlama düzenlemeleri, dijital ekonominin vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler, MLI’ın (Çok Taraflı Sözleşme) ÇVÖA’na etkisi, otomatik bilgi değişimleri gibi birçok konu gündemimizde olmaya devam edecek. 

Tüm bu hususları değerlendirdiğimizde 2021’in pandeminin de etkisi ile mali ve vergi politikalarının bolca konuşulacağı, tartışılacağı bir yıl olacak kanaatindeyim. 

Şirketler bu yıl nelere dikkat etmeli?

Pandemi ortamında tüm dünyadaki ekonomik gelişmeleri ve kamu maliyesine etkilerini hepimiz yakından takip ediyoruz. Bu dönemde de yönetim kurullarının gündeminde vergi yönetimi öncelikli olarak yer almalıdır. Vergi yönetimi şirketlerin hem nakit pozisyonlarını hem de diğer tüm operasyonlarını etkiliyor. 

Şirketlerin, tüm dünyadaki ve ülkemizdeki vergisel değişiklikleri yakından takip ederek, mevcut iş yapış şekilleri ve yapılarını gözden geçirmeleri, global bir bakış açısı ile tüm vergi süreçlerini analiz etmeleri, sermaye yeterliliği ve finansman durumlarını değerlendirmeleri ve vergi riskleri ile vergi ihtilaflarını iyi yönetmeleri gerekecek. 

Müşfik Cantekinler

KPMG Türkiye Danışmanlık Bölüm Başkanı

Yılın finansal danışmanı seçildik

2020 sizin için nasıl geçti?

2020 yılı gerçekten zor bir yıl oldu. Hiç kimsenin hazırlıklı olmadığı bir şekilde gelen pandemi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik aktiviteyi ve dolayısıyla bizim işlerimizi çok olumsuz şekilde etkiledi. Danışmanlık işleri kriz dönemlerinde ilk etkilenen işler oluyor. Yeni iş almanın zorlukları bir yana, kazandığımız işlerde bile duraklamalar ve hatta iptaller yaşadık. Bu zor dönemi şirketimizin gücü, denetim ve vergi bölümlerimizin destekleri ile olumsuz koşullara rağmen yine de başarılı geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Bir önceki seneye göre ciro olarak yüzde 32 oranında bir büyümeye imza attık. 

2020 yılında pandemi haricinde, yeni yaptığımız danışmanlık ekip yatırımının entegrasyonu için çalıştık. Hem dışardan yeni gelen arkadaşlarımız, hem KPMG Türkiye Danışmanlık bölümünde evvelden beri çalışan arkadaşlarımız, hem de Denetim ve Vergi bölümlerimizde çalışan arkadaşlarımız, bu entegrasyona büyük destek verdiler. Daha önce çok fazla varlık gösteremediğimiz; Birleşme Satın Alma Danışmanlığı, Bilgi Teknolojileri Danışmanlığı ve Forensic gibi alanlarda önemli atılımlar yaptık. Sermaye ve Borç Yapılandırması Danışmanlığı 

ve Birleşme ve Satın Alma Danışmanlığı alanlarında da ekibimizi büyüterek gücümüzü ve kapsama alanımızı artırdık. Bunlar haricinde, danışmanlık altında bulunan diğer tüm iş alanlarımızı güçlendirerek yola devam ettik. 

Takvim yılının sonunda ve yeni mali yılımızın ilk döneminde, uluslararası bağımsız bir kuruluş olan Mergermarket'ın bizi “Türkiye’de yılın Birleşme Satın Alma Danışmanı’’ olarak seçmesi, hepimizi gururlandırdı ve başarılarımızı daha ileriye taşımak için moral ve motivasyon sağladı. 

2020 yılı, bizim için zor şartlarda bile başarı gösterebileceğimizi kendimize ve paydaşlarımıza ispatladığımız bir yıl oldu. 

2021 için hangi hedefleri koydunuz?

2021 yılı için son derece agresif hedeflerimiz var. Öncelikle KPMG’yi, Türkiye’de Big 4 arasında bir numaralı şirket haline getirme hedefimiz doğrultusunda, KPMG Danışmanlık bölümünü de Big 4 arasında bir numara yapmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, kendimize 2021 mali yılında yüzde 73 büyüme gibi inanılmaz iddialı ve agresif bir büyüme hedefi koyduk. Bu kadar yüksek bir büyüme hedefi koymamızda, IRM birimimizin danışmanlık bölümümüze dahil olmasının da etkisi var. IRM hariç yüzde 53 olan büyüme hedefimiz IRM ile beraber yüzde 73’e ulaştı. Bu hedefi yakalamak için bölüm olarak elimizden geleni yapıyoruz. Eğer hedefi yakalayabilirsek, iki yılda yüzde 129 gibi bir ciro büyümesine imza atacağız ve iki yıl içinde Big 4'daki en büyük danışmanlık bölümü olacağız. 

Ciro ile ilgili büyüme hedeflerimiz haricinde; kalifiye insan kaynağımızı korumak ve mutlu etmek, tecrübeli ve tecrübesiz yeni çalışanları aramıza katarak ekibimizi daha da güçlendirmek, pazar payımızı ve bilinirliğimizi arttırmak, danışmanlık alanında KPMG’yi en önemli marka haline getirmek önceliklerimizden. 

Bu yıl ‘mutlaka yapmalıyız’ dediğiniz neler var?

Bu yıl mutlaka yapmamız gereken şeyler arasında, ilk sıraya, insan kaynağımızı korumak ve mutlu etmek hedefini koyuyoruz. En iyilerle çalışmanın ve başarılarımız arttıkça onları maddi ve manevi anlamda tatmin etmenin mümkün olacağını düşünüyoruz. 

Bunu gerçekleştirebilmek için de iddialı bütçe hedefimizden vazgeçmiyor ve her ortamda, bir numara olacağımızı, bunun bizim için vazgeçilmez bir hedef olduğunu dile getiriyoruz. KPMG markasının; müşterilerimiz arasında, finans camiasında ve medyada, hak ettiği en iyi yeri alması da bizim için mutlaka yapmalıyız dediğimiz, olmaz ise olmaz bir hedeftir. 

Mesleğinizin dönüşümü ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Mesleğimiz; değişen dünya ile birlikte, müşterilerimizin beklenti ve taleplerinin farklılaşması ile ve gelişen teknolojiler ile hızla değişiyor. Müşteriler artık doğru bilgiyi, doğru danışman tespitlerini ve doğru önerileri hızlı ve teknolojik altyapımızı ve teknolojik araçları kullanarak kendilerine iletmemizi istiyor ve bekliyorlar. Bu noktada, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz teknolojik yatırımlar ile hem müşteri ihtiyaçlarına cevap vermek, hem de rakiplerle aramızda fark yaratmak için çalışıyoruz. 

Mesleğimizde değişen önemli bir unsur da müşterilerin bizden hemen hemen her alanda uzmanlık beklemeleri ve ‘danışman’ sıfatı ile her sorunlarına bir çözüm getirmemizi istemeleri. Bu duruma bir cevap olarak, KPMG International’ın da önerdiği şekilde ‘alliance’ çalışmalarına öncelik vermiş durumdayız. Özellikle teknoloji alanında, ama diğer alanlarda da teknoloji uzmanları, ürün geliştiriciler ve sektör uzmanları ile özel anlaşmalar yapıyor ve müşteri ihtiyaçlarını birlikte cevaplamaya çalışıyoruz. Çözüm ortaklarımız ve taşeron firmalar ile birlikte yaptığımız bu anlaşmalar ve çalışmalar, bizi yine hedeflerimiz doğrultusunda farklı bir noktaya götürüyor ve rakipler ile arayı açmamızı sağlıyor. 

KPMG Gündem aracılığıyla vermek istediğiniz mesaj var mı?

Öncelikle tüm danışmanlık ekibine, şu ana kadar başardıklarımız için en içten teşekkür ve tebriklerimi sunmak isterim. Bununla birlikte denetim ve vergi bölümlerimize de bize her zaman sağladıkları destek için teşekkür ederim. Türkiye’nin sektöründeki bir numaralı firması olma yolunda beraber yürüyeceğiz ve birbirimizin başarıları ile gururlanarak, en yukarıya çıkacağız. KPMG ailesi olarak; kültürümüz, ekibimiz ve başarılarımız ile gurur duymak hakkımızdır.