close
Share with your friends

İş dünyasında yapay zeka dönemi

Yapay zekanın sunduğu makine öğrenimi, doğal dil işleme (NLP) ve derin öğrenme dahil birçok teknoloji, hem günlük hem de iş yaşantımızı neredeyse her açıdan değiştirecek. KPMG bu teknolojilerin gelişimini incelemek üzere, küresel sağlık, finansal hizmetler, taşımacılık, teknoloji ve perakende sektörlerine yönelik olarak bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma, küresel ölçekte her sektörün yapay zeka uygulamaları konusunda farklı bir aşamada olduğunu gösterirken, tüm sektörler teknoloji uygulamalarının etkilerini şimdiden hissediyor.

Beş sektörden katılımcılar, yapay zeka uygulamaları içerisinde en çok makine öğrenimi (yüzde 48) ve robotik süreç otomasyonunun (yüzde 41) etkilerinin öne çıktığını düşünüyor. Yapay zekanın faaliyetlerini ve müşteri iletişimlerini nasıl etkilediği sorulduğunda, sağlık sektöründeki katılımcıların yüzde 89’u verimliliğin artığını belirtti. Aynı zamanda sağlık sektörü katılımcılarının yüzde 91’i hastaların sağlık hizmetlerine erişiminin arttığını düşünüyor. Perakende sektöründen katılanların yüzde 80’i müşteri hizmetlerine ilişkin sorunların yapay zeka sayesinde hafiflediğini bildirdi.

Finansal hizmetler sektöründeki katılımcıların yüzde 85’i yapay zekanın suistimal vakalarını tespit edebileceğinden emin. Sağlık sektörü katılımcılarının yüzde 68’i yapay zekanın hastalıklara tanı koyabileceğini düşünüyor. Taşımacılık sektöründe, katılımcıların yüzde 82’si önümüzdeki on yıl içerisinde otonom araçların hayata geçmesini bekliyor. Yüzde 35’lik bir kesime göre ise, otonom araçlar önümüzdeki beş yıl içerisinde hayatımıza girebilir. 

Küresel yapay zeka uygulamalarında son durum

Teknoloji sektöründen araştırmaya katılanların yüzde 63’ü şirketlerinde yapay zeka uygulamalarının kullanım aşamasında olduğunu belirtti. Sağlık sektöründe ise bu oran yüzde 37 olarak kaydedildi. Spektrumun orta kısmında ise yüzde 55 ile taşımacılık, yüzde 52 ile perakende ve yüzde 47 ile finansal hizmetler yer aldı. Katılımcıların çoğu şirketlerinin yapay zeka uygulamalara geçiş hızından memnun olsa da, uygulamaların faaliyetlerinde daha geniş yer bulmasını bekliyor. 

Yapay zeka uygulamalarının önündeki engeller

Sektörlerin yapay zeka uygulamalarının devreye alınmasında neden daha hızlı hareket etmediği sorulduğunda, kişisel verilere yönelik düzenlemeler karşımıza çıkıyor. Bu özellikle sağlık sektöründe daha net bir şekilde gözleniyor. Sağlık sektöründe hastaların hassas nitelikteki kişisel verilerinin korunması için gerek fiziksel gerekse de ağ ile ilgili bir takım güvenlik önemleri söz konusu. Finansal hizmetler sektöründe de Bunu göz önünde bulunduran şirketler verileri, yapay zeka uygulamalarının gereksinimi olan bulut uygulamalarına yüklemekten kaçınıyordu. Yasal düzenlemelere uygun olarak geliştirilen güvenilir bulut uygulamalarıyla birlikte bu önyargı kırılmaya başladı.

Perakende sektöründe ise daha farklı bir durum söz konusu. Perakendeciler, diğer sektörlerdeki şirketlere göre yapay zeka uygulamalarına daha hızlı bir giriş yaptı. İlk kullanımlar daha çok müşteri segmentasyonu gibi pazarlamayla ilgili fonksiyonlarda gözlendi. Bu uygulamaları orta ve arka ofislerde hayata geçiren şirketler şimdilerde özellikle maliyet tasarrufu konusunda daha yeni yeni fayda sağlamaya başladı.

Diğer yandan katılımcılar, yapay zekayı iş ortamına entegre etmenin zorluklarının farkında. Bunların başında yüzde 50 ile yapay zeka ile ilgili yetenekleri işe almak geliyor. Onu yüzde 46 ile teknoloji uygulamaları konusunda bilgi sahibi olmamak ve yüzde 36 ile eğitim ve yatırım eksikliği takip ediyor.

Bu aşamada şirketlerin, çalışanlarına veri okur yazarlığı kazandırması önem taşıyor. Veri okuryazarlığını çift taraflı olarak düşünebiliriz. Veri bilimcileri teknoloji konusunda uzmanlık sahibi, ancak çalışanlar uygulamaları işletme ihtiyaçlarını baz alarak gözden geçirebiliyor. 

Çalışanların yapay zeka konusundaki endişelerine bakıldığında, her 5 çalışandan 2’si iş kaybından endişe duyuyor. Yüzde 70’lik bir kesim de yapay zekanın veri güvenliği karşısında bir tehdit oluşturabileceğini düşünüyor. Çalışanların yüzde 90’ına göre, şirketlerin yapay zeka konusunda belirli etik ilkeleri uygulamaya koyması gerekiyor. Çalışanların yüzde 44’ü ise yapay zekaya etiğini halihazırda uyguladıklarını belirtti. 

Şirketler dijitalleşme alanında artan beklentileri karşılamak için yapay zeka teknolojilerine yönelik Ar-Ge yatırımlarını artırmayı düşünebilir. Aynı zamanda çalışanlarına veri okuryazarlığı kazandırarak, veri odaklı bir kurum kültürü oluşturması destek sağlayabilir. Algoritmalar, şirketlerin karar verme süreçlerinde etkin bir rol almaya başladı Buna göre, gizlilik ve güvenlik sorunlarının değerlendirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması önem taşıyor.