close
Share with your friends

KPMG Türkiye Danışmanlık Bölümü tarafından bu yıl ikinci kez “KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2020” raporu yayımlandı. 2020 verilerini değerlendirdiğimiz raporumuza göre, dünyada birleşme ve satın alma işlemleri önceki yıla yakın bir performans sergiledi. Türkiye’de ise işlem hacmi artarken işlem sayısı da benzer şekilde artış gösterdi. Değeri açıklanan işlemlerin toplam hacmi 6,9 milyar dolara ulaştı. Değeri açıklanmayan işlemler ile birlikte tahmini toplam işlem hacminin 9 milyar dolar seviyesinde öngörmekteyiz. 2021 için iyimser beklenti korunarak ekonomideki kademeli iyileşme ile işlem hacimlerinin artmasını bekliyoruz.

Müşfik Cantekinler

GENEL GÖRÜNÜM

Aralık 2019’da Çin’de başlayan, 2020 kış aylarında Uzak Doğu’da, 2020 bahar aylarında ise dünyanın geri kalanına yayılan ve küresel bir salgın ilan edilen Covid 19  global ve ulusal ölçekte sosyal, ekonomik ve ticari hayat üzerinde daha önce benzeri görülmemiş etkiler yaratarak 2020 yılında dünyanın ana gündemini oluşturdu. Pandemi sürecinin getirdiği sınırlamalar ve belirsizliklere ek olarak ABD başkanlık seçimleri, ABD ve Hong Kong başta olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinde gerçekleşen sivil protesto ve eylemler, Batı Asya bölgesindeki çatışmalar ve İngiltere’nin AB’den çıkış sürecine yönelik belirsizlikler 2020 yılında öne çıkan diğer ekonomik ve siyasi konular oldu.

Raporumuza göre, 2020 yılında, dünyada birleşme ve satın alma aktivitesinde önceki yıla yakın ancak altında bir performans gerçekleşirken Türkiye’de milyar dolar ve üzeri seviyede gerçekleşen işlemler nedeniyle işlem hacminde belirgin artış gözlemlenirken, işlem adedinde de benzer şekilde 2019 yılına göre artış kaydedildi. 2020 yılında değeri açıklanan işlem hacmi toplam 6,9 milyar dolar seviyesine ulaştı. 

SEKTÖR GÖRÜNÜMÜ

2020 yılında teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörü işlem hacmi ve işlem adedi bazında ilk sırada yer alarak öne çıktı

2020 yılında küresel trendlere paralel olarak dijitalleşmeye verilen önemin artması ile birlikte hem işlem sayısı bazında hem de işlem hacmi bazında TMT sektörünün öne çıktığı görülmektedir. Teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektöründeki en büyük işlem Türkiye Varlık Fonu’nun Turkcell hisselerinin %26,2’sini 1,8 milyar ABD doları bedel ile satın alması oldu. 

YATIRIMCILAR

a. Finansal yatırımcılardan 3,6 milyar dolarlık işlem

Finansal yatırımcılar (özel sermaye, risk sermayesi, varlık fonları v.b.) 2019 yılında 78 işlem gerçekleştirirken, yarattıkları işlem hacminin toplam işlem hacmindeki payı %3 seviyesindeydi. Buna karşın, 2020 yılında toplam 129 işlem gerçekleştiren finansal yatırımcıların yapmış olduğu işlemlerin toplam işlem hacmindeki payı geçtiğimiz yıldan farklı olarak %52 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Haziran 2020’de Turkcell’in TVF ve LetterOne tarafından satın alınması, Qatar Investment Authority’nin Borsa İstanbul’un azınlık hissesini satın alımı 2020 yılındaki önemli finansal yatırımcı işlemlerinden oldu. Benzer şekilde Actera’nın Temmuz 2020’de Vivense’ye yaptığı yatırım ve Doğan Holding’in girişim sermayesi olan Öncü Girişim’in Sesa Ambalaj’ın %70 oranındaki hissesini satın alımı finansal yatırımcı işlemlerinde arasında öne çıktı.

b. Yerli yatırımcıların yarattığı işlem hacmi yabancı yatırımcıları aştı

Yabancı yatırımcıların gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlem sayısı, geçmiş yıllar ile benzer şekilde 2020 yılında toplam 83 işlemle toplam işlem sayısının yüzde 32’si olarak gerçekleşti. Buna karşın, 2020 yılında yabancı yatırımcıların geçen yıla kıyasla yarattıkları işlem hacmi 3,1 milyar ABD doları olarak gerçekleşip artış gösterse de, toplam işlem hacminden aldıkları pay %45 ile yerli yatırımcıların gerisinde kaldı. Ayrıca, 2020 yılında en büyük ilk 10 işlemin 6’sının yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirilmesi de dikkat çeken bir diğer nokta oldu.

KAMU SEKTÖRÜ

Kamuda değer yaratımı hedeflendi

Geçen yılki raporumuzda değinmiş olduğumuz üzere 2018 yılı ve öncesinde özelleştirme süreçleri ve TMSF işlemleri vasıtasıyla kamu kaynaklı işlemlerde hareketlilik yaşanmaktaydı. 2019 itibarıyla Yeni Ekonomi Programı ile üretime, ihracata ve finansal istikrara dayalı ekonomik dönüşüm kapsamında TVF’nin aktif olarak rol almasıyla kamuda değer yaratımı hedeflenmiştir. TVF geçtiğimiz yıl önemli işlemler ile bu rolü hayata geçirmiş, 2020 yılında ise stratejik ve büyük ölçekli yatırımlar ve satın almalar ile kamuda değer yaratımına devam etmiştir.

Bu işlemlere örnek vermek gerekirse Türkiye’nin rekabetçi şirketlerinin desteklenmesi hedefinin bir parçası olarak Turkcell’in %26,2 hissesinin TVF tarafından satın alınarak şirketin yönetim kontrolüne sahip en büyük hissedarı konumuna gelmesi ve ülke ekonomisinin tasarruf bazının büyütülmesi ve bankacılık dışı finansal sektörünün geliştirilmesi kapsamında kamu sigorta şirketlerinin TVF - Türkiye Sigorta çatısı altında birleştirilmesi yılın dikkat çeken kamu kaynaklı işlemleri arasında yer almaktadır.

Çukurova Havalimanı Projesi işletme hakkı devri ihalesinin Favori İşletmecilik - Yako Tekstil Ortak Girişimi tarafından kazanılması ve Qatar Invesment Authority tarafından TVF’nin Borsa İstanbul’daki azınlık hissesinin devir alınması da dikkat çeken kamu kaynaklı işlem olarak öne çıkmaktadır.

2021 PERSPEKTİFİ

2021 yılındaki birleşme ve satın alma işlemlerine ilişkin iyimser beklentiler korunuyor. Aşı çalışmaları neticesinde salgının etkisinin kademeli olarak azalacağı, salgının ekonomik etkilerini azaltmak için devletlerin sağlamış olduğu daha önce benzeri görülmemiş ekonomik destek ve teşvik paketleri ile merkez bankalarının genişleme politikaları ve para piyasalarına yüksek miktarda likidite sağlaması, şirketlerin küresel çerçevede tedarik zincirlerini tekrar değerlendirmesi ile birlikte Türkiye'nin özellikle endüstriyel üretim sektörü açısından ön plana çıkması, büyüme, istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerine ulaşmak için ön görülebilir para ve kur politikası kapsamında ekonomik göstergelerdeki dengelenme sürecinin yatırımcı iştahını artırabilecek etkenler olarak öne çıkıyor. Öte yandan ekonomide pandemi etkisinin devam etmesi, toparlanma döneminin uzaması, olası ABD ve AB yaptırımları, ülkemizin yakın coğrafyasında gerçekleşebilecek siyası belirsizlik ve güvenlik sorunları da aşağı yönlü riskler olarak değerlendiriliyor.

Raporumuza göre, 2021 yılında endüstriyel üretim ve otomotiv, teknoloji, medya ve telekomünikasyon, ilaç ve sağlık sektörlerinin öne çıkan sektörler arasında yer alması bekleniyor.

TVF tarafından petrokimya, madencilik ve yerli kaynaklardan enerji üretim projelerine yapılacak yatırımlar, TMSF’na devredilen şirketlerin tekrar ihale sürecine çıkması ve ÖİB'nın portföyünde yer alan varlıklar için ihale sürecine girmesi işlem hacmini artırabilecek etkenler arasında yer almaktadır.

Küresel aşılama çalışmalarının hız kazanması ve pandeminin sonra erme sürecine girmesi ile birlikte 2021 yılı için iyimser beklentilerimizi koruduğumuzu ve kademeli iyileşme ile işlem adet ve hacminin artacağını öngörmekteyiz.

KPMG Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanımız Müşfik Cantekinler; “2021 yılında da hem ekonomik seyrin hem de bölgesel gelişmelerin yatırım ortamı üzerinde belirleyici olacağını düşünüyoruz. Küresel aşılama çalışmalarının hız kazanması ve pandeminin sona erme sürecine girmesi ile birlikte 2021 yılı için iyimser beklentilerimizi koruduğumuzu ve kademeli iyileşme ile işlem adet ve hacminin artacağını öngörmekteyiz.” değerlendirmesinde bulundu.