close
Share with your friends

Günümüzde vergi fonksiyonunu yöneten kişiler önemli riskleri yönetirken bir çok yerel ve global faktörü de dikkate almak durumunda kalıyor. Politik gelişmeler, vergi otoritesinin ve düzenleyici kuruluşların yeni düzenlemeleri sonucunda artan uyumluluk gereksinimleri, ekonomik ve sosyal etmenler ile teknoloji alanındaki yeni gelişmeler vergi departmanları üzerinde giderek daha fazla baskı yaratıyor. Tüm bu zorlayıcı faktörler de yasal muhasebe ve vergi fonksiyonunun yeniden yapılandırılmasını gerektirmekte ve özellikli çözümlere duyulan ihtiyacı artırmakta.

İçinde bulunduğumuz dönemin beraberinde getirdiği zorlukların ışığında, KPMG olarak yasal muhasebe ve vergi fonksiyonunu teknoloji ve süreç optimizasyonu temelli yeniden yapılandırmak için müşterilerimizle birlikte çalışıyoruz. 

Mevcut vergi mevzuat uyum hizmetlerimize strateji, teknoloji ve süreç danışmanlığını da ekleyerek; Vergi Fonksiyonunda Dönüşüm (Tax Reimagined) adını verdiğimiz yeni bir vergi hizmet yaklaşımı geliştirdik. 

Mevcut durumda bazı kurumların; iş stratejilerini belirlerken ya da yeni ürün ve süreçlerini tasarlarken verginin etkisini dikkate almayabildiğini gözlemlemekteyiz. Vergi, operasyonlar bittikten sonra çıkan sonuçlar üzerinden hesaplanan bir kavram olarak ele alınabilmekte ve bu şekilde iş süreçlerine dahil edilmediğinde ise yaratacağı potansiyel fayda gözden kaçabilmektedir. Günümüz iş ortamında en başarılı şirketler ise vergi stratejileri ile şirketin genel stratejilerini birleştiren, vergi operasyonlarını hangi kaynaklar ile yürüteceklerine, hangi teknolojiyi kullanacaklarına, standartlaştırılmış süreçlerini nasıl tasarlayacaklarına ve performansı nasıl ölçeceklerine dair çalışmalar yapan şirketlerdir. KPMG’nin “Tax Reimagined” hizmet yaklaşımının temeli de vergi stratejisinin kurumun iş ve finansal stratejileri ile uyumlu hale getirilmesine dayanmaktadır.

“Tax Reimagined” hizmet yaklaşımı şirketlerin iş ve vergi stratejilerinden yola çıkarak; yasal muhasebe ve vergi fonksiyonunun kaynak kullanımı, operasyonlar ve performans boyutlarında mevcut durumunu analiz ederek, gelişim alanlarının tespit edilmesini ve hedeflenen işletim modeline ulaşmak için bir yol haritası oluşturulmasını hedefler. Temel amacımız vergi fonksiyonunda maliyetlerin optimize edilmesi, verimliliğin ve kalitenin arttırılması ve vergi fonksiyonunun kuruma daha fazla değer katmasını sağlamaktır. 

Vergi fonksiyonunda kaynak kullanımı ile ilgili gerçekleştirilen yeniden yapılandırma çalışmalarında; vergi stratejisi, riskler ve iş ihtiyaçlarını dikkate alarak tasarlanmış bir organizasyon modeli hedeflenmektedir. Özellikle farklı coğrafyalarda faaliyet gösteren ve dağınık yapısı olan şirketler grubunda vergi organizasyonunu oluştururken; şeffaflığı arttırarak riski azaltacak şekilde yerel ekipler ve genel merkezdeki ekipler için açık roller ve sorumluluklar tesis etmek gerekmektedir. Ayrıca, bu ekiplerin sahip olması gereken yetkinlikler ve hangi aktiviteleri yürütecekleri belirlenmelidir. Şirketler kurulacak ortak hizmet merkezleri ve uzmanlık merkezleri sayesinde süreç verimlikleri ve teknoloji yoluyla kapasite yaratılması sebebiyle ölçek ekonomilerinden yararlanabilirler. Süreç bazlı detaylı iş yükü analizleri yapılarak yasal muhasebe ve vergi fonksiyonun en optimum personel sayısı ile yürütülmesi sağlanabilir. İş gücünün farklılaşan beklentileri de dikkate alınarak, yetenek yönetimi de üzerinde düşünülmesi gereken bir kavram haline gelmiştir. Yasal muhasebe ve vergi fonksiyonunda çalışan personel için açık kariyer gelişim yolları ve eğitim programları tasarlamak gerekmektedir. Şirketler yasal muhasebe ve vergi süreçlerini iç kaynaklar ile yürütmenin yanı sıra dış kaynak kullanmayı (Outsourcing) düşündüklerinde ise personele, süreçlere ve teknolojiye yapılan yatırımlardan ciddi maliyet tasarrufu sağlayabilirler. Bu süreçleri alanında uzman profesyonellere teslim ederek kendi faaliyet alanlarına odaklanabilirler. 

Operasyonlar başlığı altında bir yandan standart süreçlerinin oluşturulması ve otomasyonun sağlanması ile verimliliğin arttırılması hedeflenirken; diğer yandan da vergi fonksiyonun risk kontrol yapısının kuvvetlendirilmesi amaçlanmaktadır. Yapılan analizlerde vergi beyannamesi ve diğer yasal raporlamaların hazırlanabilmesi için verinin ERP sitemlerinden nasıl çekildiği; verinin ne şekilde işlendiği ve raporlandığı analiz edilmektedir. Bu analizler sırasında en sık karşılaşılan durum; verinin sistemlerden çekildikten sonra vergi süreçlerinde kullanabilmek için manüel olarak tekrar işlenmesinin gerekmesi, otomasyon eksikliği ve Excel dosyalarına aşırı bağımlılıktır. ERP sisteminden verilerin otomatik olarak çekilebilmesi için; standart süreçlerin ve kayıt sistematiğinin oluşturulması, muhasebe verileri ve vergi beyannameleri arasında açık bir denetim izinin oluşturulması gerekmektedir. Ortak bir veri yapısının oluşturulması, veri bütünlüğünün ve temizliğinin merkezi ekipler tarafından gözden geçirilmesi, standart olmayan verilerin toplanması için veri toplama şablonlarının oluşturulması gibi alt çalışmalar da yapılabilir. Aslında en ideal durum iş süreçlerinin tasarlanması ve ERP kurulumları sırasında vergi fonksiyonunun da aktif rol almasıdır. 

Vergi fonksiyonunda manuel işlemlerin azaltılarak zamanın katma değerli analiz ve raporlamalara ayrılabilmesinin en etkin yolu ise robotik süreç yazılımları ve veri analitiği gibi yeni teknolojilerin kullanılmasıdır. Veri analitiği araçları kullanılarak büyük hacimli veriler kolaylıkla analiz edilebilir, riskler ve fırsatlar tespit edilebilir ve gösterge panoları ile şirket yönetimine yol gösterecek raporlamalar üretilebilir. 

Bütünsel bir hizmet yaklaşımı olan “Tax Reimagined”; kurumların mevzuat uyum maliyetlerinin azaltılmasına, yasal muhasebe ve vergi fonksiyonunun kalite beklentilerini aşmasına ve kuruma daha fazla değer katmasına olanak sağlayacak anahtar performans göstergelerinin belirlenmesine de hizmet eder. 

Maliyetlerin optimize edilmesi için; personel maliyeti, yazılım lisans ve özelleştirme maliyeti, danışmanlara ödenen ücretler gibi tüm maliyetleri dahil edecek şekilde toplam mevzuata uyum maliyeti, vergi beyannamesi ve raporlamaların hazırlanması için veri toplamanın maliyeti, mevzuata uyum için Finans, Bilgi Teknolojileri ve İnsan Kaynakları gibi destek birimlerin harcadığı zaman, geçirilen vergi denetimlerinin kuruma maliyeti gibi anahtar performans göstergeleri belirlenebilir. Bu maliyetler de en ektin bir biçimde otomasyon ve yeni teknolojilerden yararlanılarak yönetilebilir. 

Yasal muhasebe ve vergi fonksiyonunda kalite beklentileri; finansal ve vergi denetimlerinde ortaya çıkan sonuçlar, finansal kapanış ve raporlama süreci ile entegre olmuş bir vergi süreci oluşturulması, vergi süreçlerinde şeffaflık ve hesap verilebilirliğin sağlanarak iç kontrol yapısının kuvvetlendirilmesi ile ilgili anahtar performans göstergeleri belirlenerek ölçümlenebilir. 

Vergi fonksiyonunun, kurumum stratejik hedeflerine daha fazla katkıda bulunabilmesi için; ticari operasyonlar ile entegre edilmesi ve bölüm kaynaklarının rutin görevlerden katma değerli faaliyetlere ayrılması gerekmektedir. Vergi fonksiyonun stratejik hedeflere ulaşmakta yarattığı katma değeri de; efektif vergi oranının takip edilmesi ve nakit ödenen vergilerin doğru planlaması ile nakit akışına destek olunması gibi göstergeler ile takip etmek mümkündür. 

KPMG’nin bütünsel vergi hizmet yaklaşımı şirketlerin iş ve vergi stratejilerini birleştirerek, vergi fonksiyonunun kuruma daha fazla değer katmasını sağlayacak işletim modelini oluşturmayı hedeflemektedir. Vergi dünyası sürekli değişiyor; biz de vergi ve teknoloji alanında uzman kadromuz ile çözüm mühendisleri gibi çalışarak bu değişime ayak uyduracak sistem ve süreçleri tasarlıyoruz.

Bize ulaşın