close
Share with your friends

KPMG olarak  Harvey Nash ile gerçekleştirdiğimiz 2019 Küresel CIO Araştırmamızın sonuçları açıklandı. 21.sini düzenlediğimiz CIO araştırmamız; yönetim kurulu öncelikleri, teknoloji stratejileri ve kendi kariyerleri gibi, teknoloji liderlerini ilgilendiren konuları ele alıyor.

Dünyanın en büyük BT araştırması niteliğindeki araştırmamıza aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 108 ülkeden 3 bin 645 BT lideri katıldı. Araştırmamız teknoloji yatırımlarını artıran şirketlerin oranının son 15 yılın en yüksek düzeyine ulaştığını gösteriyor. Bu yatırımların yapılmasındaki itici güç ise siber güvenlik, veri analitiği, yapay zeka / otomasyon gibi şirketlerin dijital dönüşümlerini hızlandıracak teknolojilerin giderek önemini artırması olarak karşımıza çıkıyor.

“Şirketler yeni ve gelişen teknoloji yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Önümüzdeki beş yıl içinde her beş işten birini robotlar üstlenecek. Türkiye’deki CIO’ların da yüzde 55’inin önümüzdeki beş yıl içerisinde iş gücünü otomatize etmek istediğini görüyoruz. Bunun ışığında şirketler yapay zeka ve otomasyona gereken önemi vermezlerse ileriki yıllarda çeşitli problemlerle karşı karşıya kalabilirler.”

Alper Karaçar
Teknoloji Lideri
Şirket Ortağı

Anketimize katılan küresel CIO’ların yüzde 54’ü 2019’da bütçelerinin arttığını bildirdi. Buna paralel olarak şirketler maaşları artırarak teknoloji liderlerine de yatırım yaptı. Şirketlerin yüzde 44’ü önümüzdeki üç yıl içinde iş modelini kökten değiştirmeyi bekliyor.

Türkiye’deki tabloyu incelediğimizde CIO’ların yüzde 50’si 2019’da bütçelerinin artış gösterdiğini belirtiyor. Şirketlerin maaşları artırma oranının da yüzde 36 olduğunu görüyoruz. İş modellerinde önümüzdeki üç yılda kapsamlı değişiklikler yapmayı hedefleyen CIO oranı ise yüzde 37 olarak ortaya çıkıyor.

Küresel ortalamanın üzerinde olarak, Türkiye’deki CIO’ların yüzde 55’inin önümüzdeki beş yıl içerisinde iş gücünü otomatize edeceği görülüyor. CIO’ların yüzde 36’sı da ürünlerinin pazara sürülme hızının rakiplerine göre daha yüksek olduğunu belirtti.