close
Share with your friends

Son yıllarda ulusal petrol şirketleri, gösterdikleri istikrarlı büyüme ile uluslararası petrol şirketlerini geride bırakmaya başladı. Petrole hükmetme yarışında sahnede olan yeni stratejileri Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Şirket Ortağımız Ümit Bilirgen kaleme aldı.

Günümüzün önde gelen petrol şirketlerinin üretimi, en büyük uluslararası şirketlerin üretimini geçmeyi başardı. Öyle ki, Suudi Arabistan’ın ulusal petrol ve doğal gaz şirketi olan Saudi Aramco’nun üretim hacmi, en büyük beş uluslararası petrol şirketinin üretiminin yüzde 60’ından fazlasını oluşturuyor. Dünyanın en büyük üç ulusal petrol şirketi - yani Saudi Aramco, Gazprom ve İran Ulusal Petrol Şirketi - tek başlarına küresel hidrokarbon üretiminin yüzde 25’inden fazlasını üretiyor. Ulusal şirketlerin uluslararası üretimde bu kadar önemli paya sahip olabilmelerinde tabii ki petrol ve doğal gaz rezervlerine erişimleri büyük önem taşıyor. Ulusal petrol şirketlerinin, küresel petrol rezervlerinin yüzde 85’inden fazlasını ve küresel petrol / doğal gaz altyapısının büyük bölümünü kontrol ettiği tahmin ediliyor. Ayrıca, henüz keşfedilmemiş rezervlerin de bu ulusal şirketlerin doğrudan veya imtiyazlı erişim hakkına sahip olduğu ülkelerde olduğu düşünülüyor. 

Ulusal petrol şirketlerinin kuruluşunun temelinde yatan asıl amaç, hükümetlerin hidrokarbon rezervlerini kontrol etmesini sağlamak ve hükümete bütçe gelirleri yaratmak iken günümüzde bu şirketlerin hedefleri önemli bir değişim içerisinde. Kuruluş hedefleri hala birer öncelik olmakla beraber ulusal petrol şirketleri giderek yeni stratejiler belirleyip küresel ölçüde rekabet edebilmeye ağırlık vermeye başladı. 2014’ten beri düşmekte olan petrol fiyatları ve hidrokarbon yakıtlara olan bağlılığın azaltılmasına yönelik küresel baskı, ulusal petrol şirketlerinin gündemine yeni stratejik boyutlar ve odak alanları ekledi.

Stratejiler güncelleniyor

Ulusal petrol şirketlerinin uluslararası şirketleri bile geride bırakabilmesinin altında, sahip oldukları doğal kaynaklar dışında uyguladıkları bazı stratejiler de yatıyor. Küresel faktörlerin de etkisiyle güncellenen bu stratejiler, ulusal şirketlerin uluslararası boyutta rekabet edebilmelerini sağlıyor. Bu stratejilerden ilki, operasyon verimliliğini artırıp maliyeti düşürmeyi hedeflemeleri. Emtia fiyatlarındaki düşüş, ulusal petrol şirketlerini üretim operasyonlarında yeni düzenlemeler yapmaya ve nakit akışını artırırken üretim maliyetlerini düşürecek önlemler almaya itti. Sonrasında tekrar yükselen fiyatlar, uygulanan bu strateji sayesinde fazladan nakit akışı elde edilmesini ve dolayısıyla uzun vadeli stratejik hedeflerin desteklenmesini de sağladı.

Diğer bir strateji olarak da petrol şirketlerinin teknolojik ilerlemeye verdikleri önem sayılabilir. Brezilya’nın ulusal şirketi olan Petrobras, bu konuda iyi bir örnek. Petrobras derin su sondaj teknolojilerinin üstünlüğüyle biliniyor ve bu konuda üstünlük sağlamalarının sebebi de sahip oldukları teknolojilerin yanı sıra gerekli iş süreçlerinde hizmet ve mühendislik şirketlerinden de faydalanmaları. Teknolojik üstünlük ve gerekli süreçlerde dış kaynaklardan faydalanılmasının yanı sıra akllı otomasyon uygulamaları, Big Data ve yapay zeka da şirketlere büyüme ve küresel düzeyde rekabet etme yolunda önemli faydalar sağlıyor.

Ulusal petrol şirketleri önceden yerel rezerv arayışında olsa da birçoğu günümüzde uluslararası pazarlara açılmayı hedefliyor. Uluslararası varlıkları sayesinde yeni pazarlar ve kaynaklara erişmek de ulusal petrol şirketlerinin güncel stratejileri arasında sayılabilir.

Son olarak, tıpkı uluslararası şirketler gibi ulusal petrol şirketleri de üretimlerini hidrokarbon kaynaklar dışında alternatif enerji kaynakların da kullanılacak şekilde dönüştürmeyi hedefliyor. Örneğin Saudi Aramco önümüzdeki altı yıl içinde üretiminin yüzde 10’unu yenilenebilir enerji kaynaklarından üretmeyi planladığını açıkladı. Bu kaynaklara yapılacak yatırım ise 50 milyar doları bulabilir. Benzer şekilde, Cezayir’in ulusal şirketi olan Sonatrach ve İtalyan şirket Eni de Cezayir’deki yenilenebilir enerji ortaklıklarını güçlendirmek için bir anlaşma yaptı.

Birçok küresel yatırımcıya göre, ulusal petrol şirketlerinin izledikleri yeni stratejilerden biri de halka arzın gerçekleşmesi. Bu sayede operasyonlarını ve teknik becerilerini geliştirebilir ve küresel rekabet içine girebilirler. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta, halka arzın zamanlaması. Bir ulusal petrol şirketi ancak gerçek anlamda kârlı ve rekabetçi bir noktaya geldiğinde halka arz uygun olabilir. Eğer halka arzın zamanlaması doğru yapılmazsa doğacak maliyetler, halka arzın getireceği faydalardan fazla olabilir. Doğru zamanlanmış bir halka arz ise büyümeyi hızlandırıp kâr marjını artırarak ulusal petrol şirketini uluslararası arenaya taşımakta önemli rol oynayabilir.

Ulusal petrol şirketlerinin hızlı yükselişi, uluslararası pazarda yeni bir rekabet ortamı oluşturdu. Bu yükselişi globalleşen dünyaya ayak uydurmak için belirledikleri stratejilere borçlu olan ulusal petrol şirketleri, yenilenebilir enerji kaynaklarını da kullanarak doğru zamanda halka arz imkanını değerlendirip hem şirketlerine değer katabilir hem de uluslararası arenada bilinirliklerini artırıp bu sayede yeni pazarlara ve kaynaklara ulaşabilirler. Tabii ki bu stratejileri uygulamanın yanında bu şirketler, gelişen teknolojiyi yakından takip etmeli ve iş süreçlerini maksimum verim alabilecekleri şekilde optimize etmeliler. Dijitalleşen dünyanın sunduğu imkanlardan ve gerekli noktalarda dış kaynaklardan yararlanmaları da ulusal petrol şirketlerinin büyümesini hızlandıracak, küresel ölçüde rekabet etmelerine yardımcı olacaktır.