Global Eğilimler Işığında Lojistik Sektörü | KPMG | TR
close
Share with your friends
Global Eğilimler Işığında Lojistik Sektörü

Global Eğilimler Işığında Lojistik Sektörü

Global Eğilimler Işığında Lojistik Sektörü

Gelecek network ağlarıyla şekilleniyor ve giderek aracı ihtiyaçları azalıyor. Internetin kısa ama vurucu tarihine bakacak olursak; 1960'lı yıllarda Amerika Birleşik Devleti'nin özel bir iletişim ağı kurmak üzere çalışmalara başlaması internetin ilk adımları olarak adlandırılabilir. Sonrasında askeri alanda ilk internet ağı oluşturuldu ve 1971 yılında ilk mail atıldı. İnternet emeklemeye başladığında yıl 1985'i gösteriyordu. İlk internet sitesinin hazırlanması 1990 ve "www" nun kullanılma sunulması (1991) yıllarında gerçekleşti. 1993'te internet www ön ekiyle birlikte kamunun da ulaşabileceği şekle getirildi. Türkiye'nin ilk internet ağı projesi, 1991 yılında ODTÜ ve TÜBİTAK tarafından başlatıldı. İlk internet bağlantısı ise 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'na ait yönlendiriciler ve PTT'den sağlanan 64 Kbps kapasiteli kiralık hat kullanılarak gerçekleştirildi ve NSFNet ile bağlantı kuruldu.

Internetin hayatımızı yönetmesinin ise ilk iPhone'nun 29 Haziran 2007 tarihinde piyasaya sürülmesi ve 11 yılda teknolojinin cebimize inmesiyle başladığı söylenebilir.

Tanımlara baktığımızda ise;

B2B (Business to Business): işletmeden işletmeye yapılan e-ticaret modelidir. Toptan satış yapan bir üreticinin ürünlerini mağazalara satması örnek gösterilebilir. Alibaba, kompass, Türkticaretnet buna birer örnektir.

B2C (Business to Consumer): İşletmeden tüketiciye satış yapan bir e-ticaret modelidir. N11, Hepsiburada, Migros sanal market gibi siteler buna örnek olarak gösterilebilir.

C2C (Consumer to Consumer): Tüketiciden tüketiciye satış yapan bir e-ticaret modelidir. Gittigidiyor, eBay gibi siteler buna örnek olarak gösterilebilir.

M2M / B2M / C2M (Machine to Machine / Business to Machine / Consumer to Machine): Makineden makineye satış olarak tanımlayabiliriz. Robotların ve akıllı teknolojilerin gelişmesiyle birlikte, artık bu ticaret modeli de gündeme gelecektir. Akıllı buzdolabınızda yumurta asla bitmeyecek veya belli bir stokun altında kalmayacak, buzdolabı internetten sizin adınıza yumurta satın alacak.
 

türkiye e-ticaret

Yukarda tüm saydıklarımız, güzel teknolojiler olmasına rağmen halen bunların lojistiğini yapacak bir insana veya bir firmaya ihtiyaç duyulması kaçınılmaz. Reklamlarda gördüğümüz Amerikan stili tek katlı villa vari evlerde değil de apartman dairelerine yaşadığımız göz önüne alındığında, akıllı teknolojiniz olsa dahi bunları 30'uncu kattaki evinizin kapısına kadar getirecek veya ödemesini kapıda alacak insanlar gerekiyor. Buna göre de önümüzdeki yıllarda mass lojistik kadar, internet şirketlerinin depo ve ulaşım ağı aracılığını yapacak şirketlere daha fazla ihtiyaç duyulacağını kaçınılmaz bir gerçek.

KPMG 2018 Perakende Sektör Raporu verilerine göre; 2017 rakamlarına göre Türkiye'de yaklaşık 48 milyon internet kullanıcısı bulunuyor. Yaş grupları incelendiğinde, 16-24 yaş grubunun yüzde 95'i, 25-34 yaş grubunun yüzde 91'i, 35-44 yaş grubunun yüzde 87'si ve 45-54 yaş grubunun ise yüzde 77'si günde en az bir kez çevrim içi oluyor.

Bugünün tablosu bize, Türkiye'deki organize perakende cirosunun yüzde 97'sini ve sektör istihdamının yüzde 99'unu gerçekleştiren perakende oyuncularının, toplam e-ticaret cirosunun sadece yüzde 30'unu gerçekleştirdiğini gösteriyor. Sadece online perakendecilerin e-ticaret sektöründeki payı ise yüzde 70. Temelinde birer teknoloji şirketi olan sadece online perakendeciler, geleneksel perakende oyuncularını e-ticaret alanında oldukça geride bırakmış görünüyor. Bu oranlar bize perakende sektörü oyuncularının e-ticaret yatırımlarını bir an önce gündeme getirmeleri ve tamamlamaları, hatta sosyal ticaret alanında yatırım yapmaları gerektiğini söylüyor.

e-ticaret oranları türkiye

Geleneksel mağazaların daha etkin müşteri iletişimine geçmeleri, online satış stratejilerini daha net ortaya koymaları ve var olan müşterilerine online alanda da sahip çıkmaları gerekiyor. Omnichannel yöntemleri kullanmak konusunda büyük eksikler var. Oysa tüm dünya en iyi müşterinin mevcut müşteri olduğu gerçeğiyle, önce kendi müşterisini korumak yönünde bir gelişim gösteriyor.

Müşterinin satın alma yolculuğunu doğru analiz etmek önemli. Bugün, kimlik gizliliği ihlal edilmeden mağazaya giren her müşterinin mağazanın içindeki adımlarını analiz eden, kamera ve sensörlerle, incelediği ürün detayında bilgi toplayabilen teknolojiler mevcut. Perakende sektörü bu teknolojik fırsatların anlık değerlendirilebileceği bir dinamiğe sahip olmanın avantajlarını, teknolojiye daha yakın durarak artırabilir. Online ticaretin olmazsa olmazı mobil teknolojiler yapılacak tüm yatırımlarda öncelikli olarak değerlendirilmelidir.

Tüketicinin büyük ve yatay dağılımlı sanal pazarlardan dikey pazarlara eğilimi, fiziksel perakendecilikte olduğu gibi online perakendecilikte de izleniyor. E-ticareti bir maliyet azaltma yöntemi olarak değil, sürekli yatırım yapılarak geliştirilmesi gereken yeni bir kar merkezi olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Rapor detaylarında da görüleceği üzere teknolojinin ve yeni neslin para kazanmaya başlaması ve çalışan kişi çoğunluğunu ele geçirmeye başlamasıyla birlikte klasik perakende yerini e-ticaret bırakmaya başlıyor.

Bütün şirketlerin kendi depo, antrepo ve ulaşım ağını oluşturması gibi bir imkan her zaman söz konusu olmayabiliyor. Söz konusu depo ve lojistik operasyonu çok ayrı bir uzmanlık alanı olup, zamanında hızlı ve güvenilir olmak zorundadır.

Klasik lojistik öngörüsünde; liman, tren yolu, havalimanı ve otobanlara yakın depo ve ulaşım ağı önemliyken, günümüzde özellikle B2C, C2C, M2M e-ticaret modellerinde (zamanla yarışan bir jenerasyonun yetişmesiyle birlikte), alınan ürünün en kısa zamanda ve güvenilir bir şekilde ulaştırılması önem arz etmeye başladı. Her firma Türkiye'nin her yerinden e-ticaret vasıtasıyla müşteri bulabilme imkanına sahip. Firmaların tek ve büyük bir depodan hızlı dağıtım yapması büyük ve maliyetli bir operasyon olacaktır. Bunun yanında global ve yurt dışına açılan bir Türkiye hedefinde her ülkeden müşteri bulma potansiyeli mevcut.

Çinli lojistik firmalarına baktığımızda Çin'in üretim potansiyeliyle birlikte büyüdüğü görülüyor. Türkiye'nin Afrika, Rusya, Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yakınlığı, liman, demiryolu, havayolu ve otoyollarının erişim rahatlığı düşünüldüğünde, Türkiye Çin e-ticaret pazarı için güzel bir depo ve lojistik merkezi konumunda. Bir kuşak bir yol projesi (One Belt, On Road) kapsamında Türkiye yeterli ve gerekli yatırımları yapması durumunda çok avantajlı bir ülke olarak düşünülebilir.

Buna göre lojistik, geleceğin dünyasında hem depo hem de ulaşım olarak yatırım gerektiren başlıca konular arasında yer alıyor. Bunun yanında B2C, C2C ve M2M modellerinde kargo şirketlerinin ve büyük depoların raf sistem yatırımları, lojistik şirketlerini rakiplerine oranla bir adım öteye taşıyacaktır.

Türkiye de Depo ve Lojistik sektörü ile ilgili çok çeşitli vergi teşvikleri sağlanmaktadır. 2012/3305 sayılı teşvik kararnamesine göre;

  • Lisanslı Lojistik Depo Yatırımları,
  • Soğuk Hava Deposu Yatırımları,

Yatırım Teşvik Belgesi alabilecek yatırımlar kapsamında değerlendiriliyor. İller itibarıyla belirlenen sektörler ilin bulunduğu bölgedeki şartları sağlamaları halinde aşağıdaki desteklerden yararlandırılabilir.

  • Gümrük vergisi muafiyeti
  • KDV istisnası
  • Vergi indirimi
  • Sigorta primi işveren hissesi desteği
  • Yatırım yeri tahsisi
  • Faiz desteği (sadece 3, 4 ve 5. bölgeler için)
  • Gelir vergisi stopaj desteği (sadece 6. bölge yatırımlarına)
  • Sigorta primi işveren hissesi desteği (sadece 6. bölge yatırımlarına)

Bunların yanı sıra;

  • Denizyolu ve havayolu ile yük ve/veya yolcu taşımacılığına yönelik yatırımlar,
  • Özel sektör tarafından yapılacak şehirlerarası yük ve/veya yolcu taşımacılığına yönelik demiryolu yatırımları ile şehir içi yük taşımacılığına yönelik demiryolu yatırımları,
  • Lisanslı depoculuk yatırımları,

öncelikli yatırım konuları arasına alınmış olup, yatırım teşvik belgesi kapsamında aşağıda yer verilen oran ve sürelerden yararlanacaktır.

Destek Unsurları Destek Oran ve Süreleri
KDV İstisnası
Gümrük Vergisi Muafiyeti
Vergi İndirimi Yatırıma Katkı Oranı (%) 40
Vergi İndirimi (%) 80
Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği 7 Yıl
Yatırım Yeri Tahsisi
Faiz Desteği İç kredi 5 puan
Döviz/Dövize Endeksli Kredi 2 puan

*1-5. Bölgelerde yapılacak yatırımlar için 5. Bölge desteği

  6. Bölgede yapılacak yatırımlar için 6. Bölge desteği​

Liman ve havalimanı yatırımları (200 Milyon TL ve üzeri) yukarda yer veridiğimiz mevzuat kapsamında büyük ölçekli yatırım sayılıyor. Ancak hatırlatmak yarar görüyoruz, Karar'a ilişkin Ek 4'te bazı yatırımların, ancak belirtilen şartların yerine getirilmesi durumunda teşvik ve destek unsurlarından yararlanabileceği belirtiliyor.

Lojistik sektörüyle ilgili olarak belli bazı özel şartları (kapalı alan, otomasyon, gümrükleme vb.) entegre lojistik yatırımlarının bulundukları bölgenin bölgesel teşviklerinden de yararlandığını not etmekte fayda var.

Sonuç olarak, Türkiye hedefleri ve jeolojik konumu bakımından lojistik dünyasında söz sahibi olabilecek bir konumda. Yatırım yapılması halinde, coğrafi konumun sunduğu küresel ölçekteki avantajlardan faydalanmak mümkün.

 

*Yatırım teşvik belgesi almak, Türkiye'de size uygun teşvikleri öğrenmek veya yeni bir yatırımın yerini neresi olması gerektiği ile ilgili olarak bir yatırım teşvik uzmanına danışmanız daha uygun teşviklerden yararlanmanıza olanak sağlayacaktır.

Yazarlar: Yavuz Öner ( Taşımacılık Sektör Lideri, Vergi Şirket Ortağı) & Berkan Tolun ( Vergi, Kıdemli Müdür)

 

 

Bize ulaşın

İlgili içerik