close
Share with your friends
Gayrimenkulde çağ dönümü: Proptech

Gayrimenkulde çağ dönümü: Proptech

Gayrimenkulde çağ dönümü: Proptech

Gayrimenkul günümüzdeki en büyük ve en değerli varlık sınıfı ve diğer varlık çeşitlerine kıyasla en az yenilikle günümüze ulaşmayı başarmış durumda. Bir varlık sınıfı olarak gayrimenkul çok farklı segmentten yatırımcılara hitap eder ve nispeten düşük riskli bir varlık olarak görülür.

Sektör oyuncuları, proje geliştiriciler, acenteler ve finansörler, kârlı bir piyasa ürününü kârlı bir piyasaya sunmaya devam ettiklerinden, pek çoğu şu ana kadar inovasyon için hiç acele etmedi.

Ancak bugün girişim ve risk sermayesi fonları, geleceğin Proptech inovasyonunu ortaya çıkarmak ve geliştirmek için artan şekilde gayrimenkul sektörünün yıkıcı oyuncularına, Proptech’lere yatırım yapıyor. Bu nedenle geleneksel gayrimenkul oyuncuları dönüşüme adapte olmak veya yok olmak arasında bir seçim yapmak zorunda kalacak.

Teknoloji+gayrimenkul= Proptech

Teknolojinin gayrimenkul sektöründe ortaya çıkardığı yeni tanım Proptech, fırsatın görüldüğü ancak stratejik olarak hazır olunmayan bir alan. Proptech, sektördeki bilgi, işlemler ve yönetimde önemli bir değişime neden oluyor.

Teknoloji tarafındaki gelişmeler, 1980’lerden beri gayrimenkul tarafında da Proptech etkisini yaratıyor. 1980’lerde ilk dalgası (Proptech 1.0) görülen Proptech, bunun sonrasında günümüze kadar gelen süreçte ikinci aşamasını (Proptech 2.0) yaşadı. Günümüzde geçilmekte olan üçüncü aşamanın ise (Proptech 3.0) gayrimenkulün geleceğini belirleyeceğini düşünüyoruz. Proptech 3.0’ın temelinde, gayrimenkulün alışverişinde, kullanımında ve işletilmesinde bir değişim sürecinin gerçekleştirilmesi hedefi yatıyor.

KPMG olarak küresel gayrimenkul endüstrisinin yeni nesil teknolojilere yaklaşımını araştırmak üzere 36 ülkede gayrimenkul sektöründeki 130’dan fazla yöneticiyle yapılan Küresel Proptech Araştırması 2017, dünyada gayrimenkulün artık bir üründen çok bir hizmete dönüştüğünü ortaya koyuyor. Dijital çağın merkezindeki ‘büyük veri’ gayrimenkul sektörünün de geleceğine yön veriyor.

Proptech özellikle kısa ve uzun dönemli emlak ilan listeleme teknolojileri, ofis paylaşım ekonomisi, eve servis hizmetleri, tesis yönetimi, inşaat teknolojileri gibi alanlarda gelişti. Ayrıca inşaat ve gayrimenkul oyuncuları Proptech aracılığıyla sosyal mecralar üzerinden davranışları incelenen tüketiciler için kişiselleştirilmiş pazarlama stratejileri de hazırlayabiliyor. Bu uygulamalar Proptech’e ilgiyi artırıyor. Ancak bütün bunlara karşın araştırma henüz strateji hazırlama noktasında yeterli mesafe kat edilmediğine işaret ediyor.

Proptech’e ilgide dünya genelinde bölgesel farklılıklar olsa da küresel ölçekte gayrimenkullerin inşa, işletme, pazarlama ve satış alanlarının tümünde bu dönüşüm teknolojilerine sektörün genel bir ilgisinden bahsediliyor.
Araştırma yeni teknolojiler ile gayrimenkul şirketlerinin artık ellerinde bulunan devasa boyuttaki büyük veriyi analiz ederek; yatırım kararları alabileceğini, teknolojiyle uyumlu yenilikçi çözümler geliştirebileceğini, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına hızla yanıt verebileceğini gösteriyor.

Gayrimenkulde yapay zeka

Günümüzde gayrimenkul yatırım analizleri, sektör uzmanlarının kişisel deneyimlere dayanarak ve güncel gelişmelerin yorumlanmasıyla yapılıyor. Gelecekte, tüketicilerden ve gayrimenkul piyasasından elde edilen veriler yapay zekânın da kullanımıyla anlamlı bilgilere dönüştürülecek. Örneğin bir AVM yatırımcısı Proptech ile yaya ve araç trafiği, arsa fiyatları, proje geliştirme maliyetleri ve çevredeki rakipleri içeren kapsamlı bir veri setini inceleyerek yatırım kararı verecek. Şirketler Proptech uygulamalarıyla şehir içi ulaşım süreleri ve çalışanlarının yaşadığı bölgeleri analiz ederek, olası bir taşınma durumunda kendilerine ve çalışanlarına en uygun ofis ilanlarına yönlendirilebilecek.

İş modeli perspektifinden baktığımızda, Proptech şirketlerinin odağında gayrimenkul sektörünün geleneksel verimsizlikleri ve oldukça eskimiş iş süreçleri var. Proptech şirketleri aynı zamanda, ürün inovasyon perspektifinde yenilikçi yazılım, donanım ve diğer çekirdek teknolojilerin yanı sıra inşaat malzemeleri ve tasarım ve inşa sistemlerde inovasyon hedefliyor.

Dört ana faaliyet alanı

Genel olarak, Proptech şirketleri sektörün dört ana alt kırılımında faaliyet gösteriyor: Kentsel planlama, tasarım ve inşaat, arama, satış ve satın alma, kiralama ve yönetim…

Öte yandan farklı sektör kırılımlarında da gördüğümüz Proptech şirketleriyle gayrimenkul sektörü, üç temel alanda dönüşüm içinde:

  • Akıllı gayrimenkul; gayrimenkul varlıklarının işletilmesini ve yönetimini kolaylaştıran teknoloji tabanlı platformları tanımlıyor. Varlıklar, tek bir mülk veya tüm bir şehir olabilir. Platformlar, binaların veya kentsel merkezin performansı hakkında bilgi sağlayabilir veya bina hizmetlerini doğrudan kolaylaştırabilir veya kontrol edebilir. Bu alanda gerçekleşen inovasyon varlık ve tesis yönetimini dönüştürüyor.
  • Paylaşım ekonomisi; gayrimenkul varlıklarının kullanımını kolaylaştıran teknoloji tabanlı platformları tanımlıyor. Varlıklar; ofisler, mağazalar, depolama, konut ve diğer varlık türleri dahil olmak üzere arazi veya binalar olabilir. Platformlar yalnızca potansiyel kullanıcılar ve satıcıları için bilgi sağlayabilir veya kira veya ücrete dayalı işlemleri daha kolaylaştırabilir, aracıları ortadan kaldırarak etkileyebilir. Bu alanda gayrimenkule sahip olma ve gayrimenkulü kullanma alışkanlıklarını dönüştürüyor.
  • Gayrimenkul Fintech; gayrimenkul varlıklarına ulaşılmasını ve sahip olunmasını kolaylaştıran teknoloji tabanlı platformları tanımlıyor. Varlıklar binalar, hisse veya fonlar, borçlar olabilir; mülkiyet, mülk edinme veya lease hakkı olabilir. Platformlar sadece potansiyel alıcılar ve satıcılar için bilgi sağlayabilir veya varlık sahipliği veya kiralama işlemlerini doğrudan kolaylaştırabilir. Gayrimenkul sermaye piyasalarına etkisi yüksek bir alan olarak karşımıza çıkıyor.

Sektör 'büyük veri'yle yüzleşiyor

Gayrimenkul sektöründeki karar alıcıların, tüm sektörlerde yeni teknolojilerin benimsendiğini fark ettiğini ve şimdi kendilerinin aynı dönüşümü nasıl yapacağını araştırmaya başladığını görüyoruz.
Araştırmada genel görünümü ortaya koyan noktalar ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Araştırmaya katılanların yüzde 86’sı dijital ve teknolojik yeniliği fırsat olarak görüyor, yüzde 4’ü ise ‘tehdit’ diyor.
  • ‘Fırsat’ diyenlerin ezici çoğunluğuna rağmen katılımcıların sadece yüzde 34’ü şirketlerinin kurumsal bir dijital stratejiye sahip olduğunu söylüyor.
  • Yüzde 92’si dijital ve teknolojik değişimin sektörü etkileyeceğini düşünüyor.
  • Yüzde 53’ü teknolojik inovasyon olgunluğu açısından işletmelerini 10 üzerinden 5 veya daha düşük sıralamaya koyuyor.
  • Yüzde 74’ü kurumsal gayrimenkul sektöründeki dijital/teknolojik yeniliklerin son 12 ay boyunca arttığını söylüyor.

Önümüzdeki 5 yıl içinde hangi teknolojik yenilikler gayrimenkul sektörünü etkileyecek sorusuna verilen yanıtlar;

  • Büyük veri ve veri analitiği (yüzde 44)
  • Nesnelerin İnterneti (yüzde 16)
  • Yapay zeka (yüzde 15)
  • Robotik (yüzde 6)
  • Sanal Gerçeklik (yüzde 6)
  • Sürücüsüz otomobiller (yüzde 5)
  • Blockchain (yüzde 5)
  • 3D baskı (yüzde 3)

Veri analitiği hariç olmak üzere muhtemelen yapay zeka, Nesnelerin İnterneti, sanal gerçeklik gibi teknolojiler önümüzdeki 5, 10, 15 yıl içinde etkili olacak. Ancak geliştiklerinde hayli büyük etki yaratacak. Bu nedenlerle, gayrimenkul sektörü oyuncularının net bir dijital strateji geliştirmesi, hızla uygulaması ve tüm iş evrelerine ve değer zincirlerine entegre etmesi gerekiyor.

Sonuç olarak; gayrimenkulde Proptech hızla kabul gördü ancak araştırmadan anlıyoruz ki çok az sayıda şirket uygulamaya geçti. Oysa şu anda en büyük fırsatlardan biri, gayrimenkul sektörünün bilgi akışı sayesinde erişebildikleri tüketici verilerini işleyip hızlı ve doğru kararlar alabilmesi. Verilerden yola çıkarak alınan kararlar şirketlerin, gayrimenkulden faydalanma, yatırım ve rakip analizi gibi konularda kendilerini geliştirmelerini sağlıyor. Etkili veri analitiği müşteri hizmetlerini geliştiriyor ve rekabet üstünlüğü getiriyor. Geleneksel şirketler dijital dünyada hayatta kalmak istiyorsa kültürel bir dönüşüm ve zihniyet değişikliği gerçekleştirmek durumunda. Gayrimenkul sektöründe de büyük veriyi işleyen ve müşterisinin ihtiyacını müşteri fark etmeden tahmin edip öneren şirketler dijital çağda avantajlı olacak.

Ev alma dinamiği değişiyor

Çalışmalar yeni teknolojilerin bireylerin konut satın almada kullandıkları yolları temelden değiştirdiğini gösteriyor. Buna göre dönüşümün öncüsü olan gayrimenkul teknolojileri firmalarının ve startup’ların girişim sermayesi fonlarından topladığı yatırım miktarı, 2012 yılında 221 milyon dolar iken, 2017 yılında 12 milyar doları aştı.
Gayrimenkul sektörü, web sitelerinin yapay zekâ ve sanal gerçeklik gibi konut alımının her aşamasını dönüştürecek yeni teknolojileri kullanmaları ve emlak acentelerinin sunduğu pek çok geleneksel hizmet dahil olmak üzere uçtan uca hizmet sağlamalarıyla birlikte büyük bir değişim geçirmeye hazırlanıyor.

Çalışmalara göre uygun bir gayrimenkul bulmak hali hazırda büyük ölçüde online olarak yapılıyor. Yakın zamanda konut satın alan bireylerin yaklaşık onda dokuzu (yüzde 89) araştırmayı online olarak yaptıklarını belirtiyor, yine yüzde 86’sı ise konut fiyatlarını online olarak araştırdıklarını söylüyor.

Çoğu insanın gayrimenkul araştırmasını online yapması, emlak acentelerinin fiziki olarak ziyaret edildiği günlerin uzak olmadığını gösteriyor. Potansiyel alıcılar için büyük veri analizini kullanarak daha fazla gayrimenkul seçeneği sunan web siteleri yakın zamanda gittikçe daha sofistike bir yapıya sahip olacak ve geleneksel emlak acentelerinin büyük ölçüde yerini alacak.

Gelecekte beğendiğiniz bir konutu ziyaret etmek kısa zaman dilimleriyle sınırlı olmayacak. Alıcılar daha fazla sayıda konutu değerlendirip seçeneklerini daraltabilecek ve hatta satın almadan önce birkaç gün evin sanal bir versiyonunda yaşayıp deneyimleme imkânları olacak.

Yine araştırmaya göre, yakın zamanda konut satın alan bireylerin yaklaşık dörtte üçü (yüzde 74) finansman için online seçenekleri araştırdığını belirtiyor. Konut kredisi danışmanlığı konusunda aracı şirketler (yüzde 41) ve bankalar (yüzde 35) halen en güvenilir kaynaklar olarak görülüyor.

Stres azaltıcı olarak Proptech

Yakın zamanda konut satın alan bireylerin yüzde 37’si emlak acenteleri, hukuk danışmanları, ev sahipleri dahil olmak üzere pek çok insanla iletişimde olmayı satın alma sürecinin en stresli bölümü olarak tanımlıyor. Katılımcıların yüzde 27’si fiyat, yüzde 28’i ise hizmet ücretleri konusunda pazarlık yapmayı en stresli bölüm olarak belirtiyor, yüzde 24’ü yasal süreçleri stresli buluyor. Bu da işlemleri online’a taşıyan Proptech girişimlerine fırsat yaratıyor.

Bize ulaşın

İlgili içerik